EF Intermediate · Çalışma NotlarıÇalışma Notları s.6–35 · 1A–3B
2A

Spending money

File 2 · s.16–19 · Present Perfect & Past Simple

35 kelime

Gramer

Kurallar, tablolar, örnekler, sık yapılan hatalar ve çalışma ipuçları.

Present Perfect & Past Simple

Ünite grameri · Türkçe anlatım

Present perfect (have/has + V3), geçmişte olan bir şey ile şu anki durum arasında köprü kuran bir zamandır. Bu yüzden ona 'şimdiki zamanla ilgili geçmiş' de diyebiliriz. Türkçede bunun tam bir karşılığı yoktur; '-dı' ya da '-mış' ekleri iki zamanı da karşılayabildiği için Türk öğrenciler en çok burada zorlanır. Önemli olan, olayın ne zaman olduğu değil, şu an için ne anlama geldiğidir.

Past simple (V2) ise geçmişte başlayıp bitmiş, artık kapanmış olayları anlatır. Cümlede yesterday, last week, in 2019, two days ago, when ... ? gibi belirli bir zaman ifadesi varsa, olay o zaman diliminde tamamlanmıştır ve past simple kullanılır. Yani belirli zaman varsa past simple, belirsiz zaman ve şimdiki bağlantı varsa present perfect tercih edilir.

Bu ayrımı yapmanın en pratik yolu şu soruyu sormaktır: 'Ne zaman?' sorusunun cevabı net bir tarih ya da saat mi? Cevap 'dün, geçen yıl, 2019'da' gibi belirliyse past simple kullanırız. Cevap 'bilmiyorum, önemli değil, hayatımda bir kez' gibi belirsizse ve sonuç şu anı etkiliyorsa present perfect kullanırız.

Present perfect dört temel işlevde karşımıza çıkar: hayat deneyimi (I have been to London), henüz bitmemiş bir zaman dilimindeki olaylar (I have read three books this week), şu ana etkisi olan yeni haberler (I have lost my keys) ve geçmişte başlayıp hâlâ devam eden durumlar (I have lived here for five years). Bu işlevlerin hepsinde ortak nokta, geçmişin şimdiyle hâlâ bağlantılı olmasıdır.

Son olarak şunu unutma: present perfect, belirli geçmiş zaman ifadeleriyle asla kullanılmaz. 'I have seen him yesterday' yanlıştır çünkü yesterday olayı geçmişte kapatır. Aynı şekilde 'When did you ...?' sorusu her zaman past simple ister, çünkü when belirli bir zaman noktası sorar. Bu iki kuralı aklında tutarsan, 2A ünitesindeki alıştırmaların büyük bölümünü rahatça çözersin.

Kurallar

  1. Present perfect yapısı have/has + fiilin üçüncü hâli (past participle, V3) ile kurulur: I have finished, she has finished.
  2. Belirli bir geçmiş zaman ifadesi varsa (yesterday, last night, in 2019, two days ago, when) past simple kullanılır; present perfect kullanılamaz.
  3. Belirli bir zaman verilmediğinde ve sonuç şu anla ilgiliyse present perfect kullanılır: I have lost my keys, bu yüzden kapıyı açamıyorum.
  4. ever, never, already, yet, just, so far, recently, for, since, how long ifadeleri genellikle present perfect ile kullanılır.
  5. for bir süre uzunluğunu (for ten years), since bir başlangıç noktasını (since 2015, since I was a child) belirtir ve ikisi de present perfect ile kullanılır.
  6. When ... ? ile başlayan sorular her zaman past simple ister, çünkü belirli bir zaman noktası sorulur.
  7. Present perfect'te fiilin ikinci hâli (V2) kullanılmaz; went, saw, did gibi biçimler bu zamanda yanlıştır, yerine gone, seen, done gelir.

Tablolar

Present Perfect (have/has + V3) Yapısı
ÖzneOlumluOlumsuzSoru
I / You / We / TheyI have worked.I have not worked.Have you worked?
He / She / ItShe has worked.She has not worked.Has she worked?
Kısa formI've worked. She's worked.I haven't worked. She hasn't worked.Have you worked?
Zaman İfadeleri Hangi Zamanla Kullanılır?
Zaman ifadesiKullanılan zamanÖrnek
yesterday, last week, in 2019, two days agoPast simpleI saw her yesterday.
ever, never, already, yet, justPresent perfectHave you ever seen her?
for, since, how longPresent perfectI have known her for ten years.
When ... ?Past simpleWhen did you see her?
so far, recently, this weekPresent perfectI have read three books this week.
Sık Kullanılan Düzensiz Fiiller: V2 ve V3
Base formPast simple (V2)Past participle (V3)
gowentgone
seesawseen
dodiddone
writewrotewritten
taketooktaken
eatateeaten

Örnekler

  • I have just finished my homework.Ödevimi şimdi bitirdim.
  • We went to Ankara last weekend.Geçen hafta sonu Ankara'ya gittik.
  • Have you ever been to London?Hiç Londra'ya gittin mi?
  • She hasn't called me yet.O beni henüz aramadı.
  • I have lived in Karabük for five years.Karabük'te beş yıldır yaşıyorum.
  • When did you start learning English?İngilizce öğrenmeye ne zaman başladın?

Sık Yapılan Hatalar

YanlışI have seen him yesterday.DoğruI saw him yesterday.yesterday belirli bir geçmiş zaman ifadesidir, present perfect ile kullanılmaz.
YanlışI have went to London.DoğruI have been to London.Present perfect'ten sonra V3 gelir; went V2 biçimidir, V3'ü been/gone olur.
YanlışDid you ever been to Paris?DoğruHave you ever been to Paris?ever ile hayat deneyimi sorulurken present perfect kullanılır.
YanlışI live here since 2015.DoğruI have lived here since 2015.since ve for ile geçmişte başlayıp süren durumlar present perfect ister.
YanlışHow long do you know her?DoğruHow long have you known her?How long sorusunda ilişki hâlâ sürüyorsa present perfect kullanılır.

İpuçları

  • Cümlede zaman ifadesini hemen kontrol et: yesterday, last, ago, in 2019 varsa past simple; ever, never, just, already, yet, for, since varsa present perfect.
  • Kendine 'Ne zaman?' diye sor; cevap net bir tarih ya da saatse past simple, cevap belirsizse ve sonuç şu anı etkiliyorsa present perfect.
  • Present perfect yazarken fiilin üçüncü hâlini (V3) kullandığından emin ol; went, saw, did gibi V2 biçimleri burada yanlıştır.
  • Türkçede '-dı' ve '-mış' ekleri iki zamanı da karşıladığı için karar verirken eke değil, cümledeki zaman ifadesine bak.

Kelimeler & Kalıplar

35 kelime & kalıp — ders içi ve Vocabulary Bank listeleri.

35 kelime

Money

Vocabulary Bank s.15428 kelime
KelimeTürkçeÖrnek
affordv/əˈfɔːd/parası yetmekI can’t afford to go on holiday this year.
billn/bɪl/faturaThe electricity bill came through the post today.
borrowv/ˈbɒrəʊ/ödünç almakCan I borrow some money, please?
budgetn/ˈbʌdʒɪt/bütçeI have £150 in my budget for food this month.
chargev/tʃɑːdʒ/ücret almakHow much do you charge for a haircut?
contactless paymentn/ˈkɒntæktləs ˈpeɪmənt/temassız ödemeDo you take contactless payment here?
costv/kɒst/fiyatı olmakThese shoes cost £70.
earnv/ɜːn/kazanmakHow much do doctors earn in your country?
inheritv/ɪnˈherɪt/miras almakShe will inherit a lot of money when her parents die.
insurancen/ɪnˈʃɔːrəns/sigortaDo you need insurance for your laptop?
investv/ɪnˈvest/yatırım yapmakYou should invest some money in the stock market.
lendv/lend/ödünç vermekCan you lend me £30 until tomorrow?
live offphr v/lɪv ɒf/sırtından geçinmekI have to live off my parents while I’m at university.
live onphr v/lɪv ɒn/ile geçinmekIf I lose my job, I’ll have no money to live on .
loann/ləʊn/krediI need a loan from the bank to start my own business.
mortgagen/ˈmɔːɡɪdʒ/konut kredisiThe bank gave me a mortgage so that I could buy a house.
noten/nəʊt/banknotI left a £20 note on my desk.
owev/əʊ/borçlu olmakYou owe me £10.
payv/peɪ/ödemekLet me pay for coffee. It's my turn.
pay backphr v/ˈpeɪ bæk/geri ödemekI pay back £50 of the loan to the bank every month.
raisev/reɪz/toplamakHow much money did you raise for the school?
salaryn/ˈsæləri/maaşLawyers get a good salary .
savev/seɪv/biriktirmekI try to save some money every month.
spendv/spend/harcamakHow much you do spend on snacks each week?
take outphr v/ˈteɪk aʊt/para çekmekI never take out more than £50 at a cash machine.
taxn/tæks/vergiHow much tax do you have to pay every month?
wastev/weɪst/boşa harcamakDon’t waste your money on things you don’t need.
worthadj/wɜːθ/değerindeHow much is your house worth ?
Bu bölümde eşleşen kelime yok.

Compound Nouns

s.17 · cash machine, olive oil...7 kelime
KelimeTürkçeÖrnek
beauty treatmentn/ˈbjuːti ˈtriːtmənt/güzellik bakımıDo you like to try the latest beauty treatments ?
cash machinen/kæʃ məˈʃiːn/bankamatikWhere's the nearest cash machine , please?
cleaning productn/ˈkliːnɪŋ ˈprɒdʌkt/temizlik ürünüWhat cleaning products do you use in your kitchen?
cycling tripn/ˈsaɪklɪŋ trɪp/bisiklet turuWe're going on a cycling trip to Wales in July.
electricity billn/ɪˌlekˈtrɪsəti bɪl/elektrik faturasıI turn off lights to save money on our electricity bill .
olive oiln/ˈɒlɪv ɔɪl/zeytinyağıJust add olive oil to your salad.
tap watern/tæp ˈwɔːtə(r)/musluk suyuAnything to drink? ~ Just tap water , please.
Bu bölümde eşleşen kelime yok.