EF Intermediate · Çalışma NotlarıÇalışma Notları s.6–35 · 1A–3B
3B

Men, women, and children

File 3 · s.30–33 · Articles a / an / the

38 kelime

Gramer

Kurallar, tablolar, örnekler, sık yapılan hatalar ve çalışma ipuçları.

Articles — a / an, the, no article

Ünite grameri · Türkçe anlatım

İngilizcede article (tanımlık) denilen a, an ve the kelimeleri, bir isimden bahsederken dinleyicinin o ismi bilip bilmediğini gösterir. Türkçede isimlerin önüne genellikle ayrı bir tanımlık gelmediği için bu konu Türk öğrenciler için başlangıçta zor görünebilir. Aslında sistem oldukça mantıklıdır: konuşan kişi, karşısındakinin hangi varlıktan bahsettiğini bilmediğini düşünüyorsa a veya an kullanır; biliyorsa the kullanır; genel bir gruptan bahsediyorsa çoğu zaman article kullanmaz.

a ve an yalnızca tekil ve sayılabilir isimlerle kullanılır. Anlamı Türkçedeki “bir” kelimesine benzer ama her “bir” için kullanılmaz; sadece belirsiz, yani dinleyicinin henüz bilmediği tek bir şeyden ilk kez bahsederken kullanılır. Örneğin “I need a pen” dediğinizde herhangi bir kalemden bahsedersiniz. a mı an mı seçileceği ismin yazılışının ilk harfine değil, okunuşunun ilk sesine bağlıdır. Sessiz harf sesiyle başlayan kelimelerden önce a, sesli harf sesiyle başlayan kelimelerden önce an gelir.

the ise belirli bir ismi işaret eder. Dinleyici hangi kitaptan, hangi kapıdan veya hangi köpekten bahsedildiğini biliyorsa the kullanılır. Daha önce bahsedilen bir isim ikinci kez geçtiğinde de genellikle the alır: “I saw a dog. The dog was black.” Burada ilk cümlede dog belirsizdir, ikinci cümlede ise artık dinleyicinin bildiği aynı köpektir. Ayrıca dünyada tek olan şeylerde (the sun, the moon), üstünlük derecelerinde (the best) ve müzik aletlerinde (play the piano) the kullanılır.

Article kullanılmayan durumlar da vardır. Genel olarak çoğul isimlerden veya sayılamayan isimlerden bahsediyorsak article kullanmayız: “I like cats”, “Water is important.” Bu cümlelerde belirli bir kedi grubu veya belirli bir su değil, genel bir sınıf kastedilir. Diller, ülkeler, şehirler, öğünler ve bazı ulaşım kalıpları da article almaz: “She speaks English”, “I have breakfast at 8”, “We go to school by bus.”

Özetle, article seçimi üç temel soruyla yapılır: İsim tekil ve sayılabilir mi? Dinleyici hangi şeyden bahsedildiğini biliyor mu? Genel bir gruptan mı yoksa belirli bir şeyden mi söz ediyoruz? Bu soruların cevapları a/an, the veya no article seçimini belirler. Konuyu öğrenirken tek tek kalıp ezberlemek yerine bu mantığı kurmak, B1 seviyesinde daha kalıcı ve doğru kullanım sağlar.

Kurallar

  1. a ve an yalnızca tekil ve sayılabilir isimlerden önce kullanılır.
  2. a sessiz harf sesiyle başlayan kelimelerden önce, an sesli harf sesiyle başlayan kelimelerden önce gelir.
  3. the, dinleyicinin bildiği veya daha önce bahsedilen belirli isimlerden önce kullanılır.
  4. Dünyada tek olan şeylerde, üstünlük derecelerinde ve müzik aletlerinde the kullanılır.
  5. Genel anlamda çoğul isimlerden bahsederken article kullanılmaz.
  6. Genel anlamda sayılamayan isimlerden bahsederken article kullanılmaz.
  7. Diller, ülkeler, şehirler, öğünler ve bazı ulaşım kalıpları article almaz.
  8. Mesleklerden önce tekil sayılabilir isim olduğu için a veya an kullanılır.

Tablolar

a / an Kullanımı
ArticleKullanımÖrnekTürkçe
aSessiz harf sesiyle başlayan tekil sayılabilir isimlerden öncea bookbir kitap
anSesli harf sesiyle başlayan tekil sayılabilir isimlerden öncean applebir elma
a / anMeslek, uyruk, din gibi tekil tanımlamalardaShe is a nurse.O bir hemşiredir.
a / anİlk kez bahsedilen, dinleyicinin bilmediği şeylerdeI saw a dog.Bir köpek gördüm.
the Kullanımı
KullanımÖrnekTürkçe
Daha önce bahsedilen veya bilinen isimlerdeThe dog is friendly.O köpek arkadaş canlısı.
Dünyada tek olan şeylerdethe sun, the moongüneş, ay
Üstünlük derecelerinden öncethe best filmen iyi film
Müzik aletleri ve bazı yerlerdeplay the guitar, go to the cinemagitar çalmak, sinemaya gitmek
Article Kullanılmayan Durumlar
DurumÖrnekTürkçe
Genel anlamda çoğul isimlerI like cats.Kedileri severim.
Genel anlamda sayılamayan isimlerWater is important.Su önemlidir.
Diller, ülkeler, şehirlerShe speaks English.O İngilizce konuşur.
Öğünler ve bazı ulaşım kalıplarıby bus, have breakfastotobüsle, kahvaltı yapmak

Örnekler

  • I need a pen.Bir kaleme ihtiyacım var.
  • She is an architect.O bir mimar.
  • The book on the table is mine.Masadaki kitap benim.
  • Dogs are loyal animals.Köpekler sadık hayvanlardır.
  • We go to school by bus.Okula otobüsle gideriz.
  • The sun is very bright today.Güneş bugün çok parlak.

Sık Yapılan Hatalar

YanlışI am student.DoğruI am a student.Tekil sayılabilir isimden önce a/an gerekir.
YanlışShe is a engineer.DoğruShe is an engineer.Sesli harf sesiyle başlayan mesleklerde an kullanılır.
YanlışI like the cats.DoğruI like cats.Genel olarak kedilerden bahsederken article kullanılmaz.
YanlışHe plays piano.DoğruHe plays the piano.Müzik aletlerinden önce genellikle the kullanılır.
YanlışI go to the bed at 11.DoğruI go to bed at 11.Yatma kalıbında the kullanılmaz.

İpuçları

  • a/an seçiminde harfe değil sese bak: an hour, a university.
  • Daha önce bahsedilen isim ikinci kez geçtiğinde genellikle the alır.
  • Genel konuşuyorsan çoğul ve sayılamayan isimlerle article kullanma.
  • Emin olamadığın zaman şunu sor: Dinleyici hangi şeyden bahsettiğimi biliyor mu? Biliyorsa the.

Kelimeler & Kalıplar

38 kelime & kalıp — ders içi ve Vocabulary Bank listeleri.

38 kelime

Dependent Prepositions

Vocabulary Bank s.15638 kelime
KelimeTürkçeÖrnek
afraid of/əˈfreɪd ɒv/korkmakI’m afraid of spiders.
angry with/ˈæŋɡri: wɪð/kızgın olmakAre you still angry with me?
apologize to/əˈpɒlədʒaɪz tə/özür dilemekYou should apologize to your sister for breaking her hairdryer.
argue with/ˈɑːɡjuː wɪð/tartışmakI always argue with my parents about when I have to be home.
arrive at/əˈraɪv æt/varmakWe arrive at Heathrow at 10.30 a.m.
arrive in/əˈraɪv ɪn/varmakWhat time do you arrive in London?
ask for/ɑːsk fɔː/istemekI want to ask for some help with my homework.
believe in/bɪˈliːv ɪn/inanmakDo you believe in ghosts?
belong to/bɪˈlɒŋ tə/ait olmakWho does this jacket belong to ?
choose between/tʃuːz bɪˈtwiːn/arasında seçim yapmakYou have to choose between these two dresses.
close to/kləʊs tu:/yakın olmakI’m very close to my mum and we speak on the phone every day.
depend on/dɪˈpend ɒn/bağlı olmakI might go to university – it will depend on my exam results.
different from/ˈdɪfrənt frɒm/farklı olmakThis house is very different from your last one.
dream about/driːm əˈbaʊt/rüya görmekDo you often dream about work?
excited about/ɪkˈsaɪtɪd əˈbaʊt/heyecanlı olmakAre you excited about your holiday?
famous for/ˈfeɪməs fɔː/ünlü olmakWhat’s your hometown famous for ?
fed up with/fed ʌp wɪð/bıkmakI’m fed up with tidying away your clothes all the time.
fond of/fɒnd ɒv/hoşlanmakI’m fond of my niece – she’s so sweet.
frightened of/ˈfraɪtnd ɒv/korkmakAre you frightened of heights?
good at/ɡʊd æt/iyi olmakI’m good at maths but I’m useless at history.
good for/ɡʊd fɔː/iyi gelmekDoing some exercise every day is good for you.
interested in/ˈɪntrəstɪd ɪn/ilgilenmekI’m interested in history.
keen on/kiːn ɒn/meraklı olmakI’m keen on football so I watch it most weekends.
kind to/kaɪnd tu:/nazik olmakPlease be kind to your little brother.
laugh at/lɑːf æt/gülmekDon’t laugh at me if I make a mistake.
look forward to/lʊk ˈfɔːwəd tu:/sabırsızlıkla beklemekI look forward to seeing you next week.
married to/ˈmæri:d tu:/evli olmakHow long have you been married to your wife?
pay for/peɪ fɔː/ödemekHow much did you pay for that car?
pleased with/pliːzd wɪð/memnun olmakI'm very pleased with your work.
proud of/praʊd ɒv/gurur duymakI’m really proud of my nephew as he’s now a doctor.
remind (sb) of/rɪˈmaɪnd ɒv/hatırlatmakThis song reminds me of my holiday.
rude to/ruːd tu:/kaba davranmakDon’t be rude to your father!
scared of/skeəd ɒv/korkmakI’m scared of the dark.
spend money on/spend ˈmʌni ɒn/para harcamakI like to spend money on good quality food.
talk about/tɔːk əˈbaʊt/hakkında konuşmakI must talk to you about our project.
talk to/tɔːk tuː/konuşmakCan you talk to your brother about borrowing his car?
tired of/ˈtaɪəd ɒv/yorulmakI’m tired of working – I need to have a rest.
worried about/ˈwʌri:d əˈbaʊt/endişeliI’m worried about Jody – she seems really depressed.
Bu bölümde eşleşen kelime yok.